12 Ocak 2008 Cumartesi

Ne kadar kazanacagim?

Temel bir is yerinde is bulmustur. Is yerinin patronuyla konusmaktadir. Temel:- Efendim ayligim ne kadar? Ne kadar kazanacagim?Patron:- Simdilik 200 milyon 3 veya 4 ay sonra 350 milyon.Temel:- O zaman ben 3 ay sonra tekrar gelirim.

Temel Jet lee'ye karşı

Temel arkadaşlarıyla kahvede otururken birden içeri jet Lee girmiş ve:-Var mi lan burada bi delikanlı ha, kırıyım mı ağzınızı?Demesiyle beraber temel fırlamış üstüne dışarı çıkmışlar 30 saniye sonra Temel içeri girmiş burnu patlak kas yarık. Kahvedekiler hemen jet Lee'nin etrafını sarmışlar-Abi naaptin herife yaa.Jet Lee:- Hinomusa ustamın tirinoga tekniğiyle vurdum.2 gün sonra tekrar kahveye gelmiş Temel bu sefer direk saldırmış. 20sn sonra temel içeri girmiş çene kırık, iki göz mosmor Jet Lee:Zitomoto hocamın pirokona tekniğiyle vurdum. 2 gün sonra jet Lee'nin geldiğini camdan gören Temel fırlamış 10sn sonra jet Lee içeri girmiş. Kafa yarık, dişler dökük, bi yandan ağlıyor.Kahvedekiler sarmış Temel in etrafını -Abi naaptin herife yaa gebertmişsin adamı.Temel:- Toyotamın krikosuyla vurdum şerefsize!

Barmen

Temel otelde kalıyormuş. Bara inip birşeyler içmek istiyormuş ama içkiyi ısmarlarken laz olduğunun anlaşılmasından çekiniyormuş. Geçmiş aynanın karşısına başlamış prova yapmaya: - Bana bir fisku...Yok böyle anlarlar.. - Bana bir raki...Yok böyle de anlarlar.. - Bana bir cin...Hah, tamam. Böyle anlamazlar demiş ve bara inmiş. Barmene seslenmiş: - Barmen, bana bir bira. Barmen Temeli biraz süzdükten sonra sormuş: - Sen laz mısın? Temel büyük bir şaşkınlıkla: - Uyyy nasıl anladun, daa? Barmen: - Burası resepsiyon. Bar karşIda.

Kadını Vuramadılar

Temel İstanbul'a gelmiş, yürüyormuş. Bu arada 5 dakikada bir top atışları duyulmaktaymış. Merak edip sormuş; "Hemşrim bu top atışları neyin nesi?" Kraliçe Elizabeth'in gelmesi sebebiyle top atışı yapıldığı anlatılmış. Aradan yarım saat geçmis ve top atışları halen sürmekteymiş. Teme küçümser bir tavırla; "Ulan, yarım saattir bir karıyı vuramadılar, be!"

Karpuz

Bir Laz elleri belinde neden yürür?Lazın biri elini beline koymuş dalgın dalgın yürüyormuş. Birinin dikkatini çekmiş. Lazı seyrediyormuş. Laz belediye otobüsüne binmiş eli hala belinde, inmiş yarım saat yürümüş eli hala belinde. Onu izleyen dayanamamış koşup, önüne geçmiş:- Kardeşim sen deli misin? Laz:- Yooo Adam:- Hasta mısın? Laz:- Yoo. - Seni iki saattir izliyorum elin belinde yürüyorsun. Laz bakmış:- Vay anasını karpuz düşmüş.

11 Ocak 2008 Cuma

Tren Kondöktörü

Temel ailesi ile birlikte Hollandada yasamaktadir.Delikanli çağına gelince bir gün konsolosluğa müracaat eder- Pen asçere citmek isteyrum.Görevli sorar- 18 ay mı, yoksa bedelli mi?Temel hemen cevabi verir - Tabiici bedelli daNeyse zamani gelince askerlik için Burdur'a gider ve teslim oluryemin töreninden sonra çarşı iznine çıkar, arkadasları ile dolaşırken önlerinden gelen bir zata herkes selam çakmaktadır.Tabiiki Temelde tık yokBu durum karşıdan gelen zatin dikkatini çekmiştir, - Asker buraya gel.Temel gider - Buyurun efendum bir arzuniz mu var?Bu durum karşısında zat(komutan) şaşırır ve sorar- Herkes selam çaktı sen neden çakmadınTemel bu ya cevap hazırdır- Ula saa ne oliy bu cüne bu cün asçer oldiysek tren kondöktörüne de mi selam vereceyuz da...

İslamın Şartı

Temel ile dursun asker olmuş. Komutan temeli çok sevmiş. Ona birgün - İslamın şartı kaçtır diye sormuş. Temel - 40'tır demiş. Komutanı - Hiç olurmu diyerek temele tokat atmış. Temelin burnu kanamaya başlamış. Temel lavaboya giderken dursunla karşılaşmış. Dursun ne olduğunu sormuş. Temel olayı anlatmış. Dursun; - Temel sen şimdi cit komutanin elinu op islamin şartu 5'tur de demiş. Temelin cevabı şaşırtıcıdır;- Ula uşağım adam 40'ı kabul etmedi 5'e iner mu hiç?

Pusula

Temel, karısı Fadime ile dargındı. Ayrı odalarda yatıp, kalkıyor, konuşmak gerektiğinde de karşılıklı yazışarak anlaşmaya çalışıyorlardı. Bir akşam Fadime yatmak üzereyken dolabın yanında bir pusula buldu. Üzerinde şöyle yazıyordu. - "Sabah beni beşte uyandıraysun !..Ertesi sabah sekizde uyanan Temel yanındaki masada şu pusulayı buldu.- "Temel, hadi kalk! Saat beşe celeyi !.. "

Temel hastanede

Temel bir gün hastaneye gitmiş hastenenin bir köşesinde bir adam hüngür hüngür ağlıyormuş. Temel sormuş niye ağlıyorsun uşağum diye. Adam: - Kan tahlili yaptırmaya geldim parmağımı kestiler.Bu sefer Temel ağlamaya başlamış. Adam sormuş Temel'e "niye ağlıyorsun" diye; Temel cevaplamış:- Ben de idrar tahlili yaptırmaya geldim daa

Bağdatlı Temel

Bir Amerikalı, bir İngiliz ve bir de Bağdat'lı Temel barda oturmuş içki içiyorlarmış. Amerikalı içkisini bitirince bardağı havaya fırlatmış, silahını çıkarıp bardağa ateş edip parçalamış: "Bizde bardaklar o kadar ucuzdur ki biz Amerika'da ayni bardakla iki kere içki içmeyiz" demiş. İngiliz de bunun üzerine içkisini bitirip bardağı havaya fırlatmış ve ateş ederek bardağı parçalamış: "Bizim İngiliz kumsallarında bardak yapacak cam için o kadar çok kumsal vardır ki, ayni bardakla iki kere içki içmeyiz" demiş. Bunun üzerine Temel de buz gibi soğukkanlı bir şekilde içkisini bitirmiş, bardağı havaya fırlatmış, silahını çekip Amerikalı ve İngiliz'i vurup öldürmüş: "Bağdat'ta bu İngiliz ve Amerikalılardan o kadar çok var ki, biz ayni adamlarla iki kere içki içmeyiz" demiş.

Minibüsçü

İstanbulda minibüs hatlarından birinde tıka basa dolu olan minibüse evli bir çift biner. Minibüs kalkar şoför ilerlerken aynaya bakıp sırıtarak - Arkadan vermeyen varmı diye bağırır. Yeni binen çift bir duralar ve adam hemen cevap verir - Binerken eline verdim ya kardeşim....

Tuvaletin kapısı

Temel, 55 yaşına kadar canını dişine takmış çalışmıştı.. pastacı çıraklığı ile alışdığı hayata, pastane sahibi olarak devam etmiş, yetenekleri ve becerisi sayesinde Türkiye'nin en ünlü pastanesinin sahibi olmuş, milyarlar kazanmıştı.. bir gün karısına - paraları mezara götürecek halimiz yok. kendimize yeni ve rahat bir hayat seçtim dedi.. Bizim oradaki hemşerilerle konuştum... Herseyi iyice öğrendim. Kaliforniya'ya gideceğiz. Kazandığım para bize ömrümüzün sonuna kadar yeter.. Çocuklar da güzel üniversitelerde okurlar...temel, neyi var, neyin yok sattı. paralarını dolara çevirdi. bir milyon doları olmuştu. karısını yanına aldı. uçağa bindi.. los angeles'e uçtular birgün... Uçsuz bucaksız nevada çölleri üzerinde uçarken, motorda bir arıza belirdi. las vegasa zorunlu iniş yapmak zorunda kaldılar. uçak şirketi görevlileri- buranın en lüks otelinde, şirketimizin konuğu olarak kalacaksınız. yalnız bu kentin las vegas olduğunu unutmayın. kumar oynarsanız eğer, kendi hesabınıza.. derler.. - kumar mı dedi, Temel, karısına..- kumardan kazanmayı düsünen kafayı yemiş olmalı... allah göstermesin.. ama bir kez şansını denemek için, rulete 500 dolarlık bir fiş atmaktan da kendini alamadı. arkası çorap söküğü gibi geldi. temel herşeyini rulet masasında biraktı. rulet başında nefes almadan geçirdiği saatler sırasında fena halde de sıkıştığını hissetti. hızla tuvalete koştu. tuvalet kapıları otomatikti. 25 sentlik bozuk para atılınca açılıyordu. Oysa Temel'de metelik kalmamıştı. Sıkıntı içinde dolanırken, oradan geçen biri, avucuna bi 25 sentlik sıkıştırdı.. Bu konularda deneyimliydi. temelin başına gelenleri anlamıştı. temel- çok iyi bir insansınız. Bu iyiliğinizi hayat boyu unutmayacağım. Bana lütfen kartınızı verin. Bu borcumu da size ödeyeceğim dedi. kartı aldı, cebine attı.. tuvalete döndüğünde kapıyı açık buldu. İçeri girdi, rahatladı..çıktı.. elinde kalan 25 sentle yürürken karşısına, tek kollu canavar çıktı. parayı deliğe attı, kolu çekti ve bir şangırtı ... alet boşaldı adeta.. temel bir kova dolusu 25 sent kazanmıştı. bunlari fişe çevirdi, rulet masasına döndü.. gerisi peri masalı.. iki saat içinde tam 2 milyon dolari olmuştu. iki ay sonra yeni kalifornıyalı temel, boş oturmanın kendisine göre bir iş olmadığını farketti. elinden gelen tek iş pastacılıktı. parası da vardı. bir pastane açtı. pastaları öylesine tutuldu ki, önce los angele'e, sonra kaliforniya'ya, sonrada tüm amerika'ya yayıldı,temel pastaneleri... bir kaç yıl sonra, temel, amerika'nın en zengin adamları arasına girdi. temel pastaneleri'nin onuncu yılı dolayısı ile büyük bir gece düzenlendi. temel yemeğin sonunda konusma yapmak için kürsüye çıktı.. tüm başına gelenleri anlattı.. - bütün bu başarıyı ve bu serveti bir tek kişiye borçluyum. O kişiyi bulana kadar, işte size söz veriyorum, gerekirse amerika'daki her taşın altına bakacağım..şirketin genel müdürü sordu- ama temel bey, size 25 sent borç veren adamın kartını aldığınızı söylemiştiniz... adı, adresi sizde olmalı zaten..- bana 25 sent veren umurumda değil dedi temel.. ben,tuvaletin kapısını açık bırakan adamı arıyorum!..

Güzel mi aptal mı

Temel'e sormuşlar:- Güzel mi olmak istersin yoksa aptal mı? Temel- Aptal olmak isterimdemiş. - Nedendemişler, Temel- Güzellik geçicidir.

Osurmak

Temel'in kotu huylarindan biri de her sabah uyanir uyanmaz, gok gurultusu kadar yuksek sesle gaz cikartmakmis. Karisi Fadime de bu densizlige pek icerler, "Cozu cikasu heruf, ha pir sabah poyle fosururken, tum pagursaklarun donuna dokulsun da cor cununi" dermis.Derken, Kurban bayraminin ikinci sabahi, Fadime mutfakta kurban etlerini ayiklarken ve Temel hala uyurken, Temel'i yola getirme niyetiyle, bir gun once kurban olarak kestikleri kocun barsaklarini toparlayip bir guzelce Temel'in donunun icine koymus!Az sonra Temel uyannca, adeti uzere, keyifle ve gok gumburtusu timsali, gaz atinca bir de bakmis ki tum barsaklari donunun icinde. saskinlik ve korku ile rengi benzi atmis akli ucup gitmis.Temel, Bir muddet sonra kendine gelmis kalkip tuvalete gitmis epey zaman sonra, sararmis yuzunden soguk terler damlayarak bitap yorgun bir halde mutfaga gelen Temel;-"Hacan dedigun oldi be Fadime, fosururken tum pagirsaklarum donuma dokuldu da" dediginde,Fadime: -"Oh olsun, ama pagirsaklarun cikarken canun da pek yanmistur be Temel'im" diyerekten gonlunu almaya calisirken;Temel yanitlamis hemen :- Yok be Fadime, ha cikarken acumadi da, geri sokarken az kalsun ceberidum.

Hatırla

Temel savaşta yanında 10 arkadaşlarıyla esir düşmüş. İlk gün işkence sonunda ekipten 5'i bülbül gibi şakımışlar.İkinci gün 3 kişi daha dayanamamış itiraf etmiş^.Üçüncü gün sonunda bir tek Temel kalmış.Dördüncü gün işkencenin dozu artmış Temel'den çıt yok.Beşinci gün iyice işkence ağırlaşmış Temel yine aynı. İki hafta sonra Temel'i kaldığı hücrede izlemeye karar vermişler. Bizim Temel hem kafayı duvara vurmakta hem de söylenmekteymiş: -Hatırla...hatırla...hatırla..

Temel in köpeği

Temel in bir köpeği varmış adı da Hektormuş bir gün Temel in arkadaşı Dursun Temel in evine gelmiş hoşgeldin faslından sonra geçmiş bir sandalyeye oturmuş bizim Hektor da sandalyenin altına girmiş o akşam yemekte kuru fasulye yiyen Dursun un gaz çıkarası gelmiş ve yavaşça osurmuş bunun üzerine Temel kızgın bi sesle Hektooor demiş dursun iyi demiş köpek yaptı sandı daha yüksek bi sesle yine osurmuş temel yine hektooor demiş dursun daha şiddetli bi sesle osurmuş bu kez temel bu sefer Hektor kalk oğlum ordan yoksa Dursun birazdan üstüne sıçacak demiş.

Suçlu mahkum

Başkan Temel,bir hapishaneyi ziyaret etmiş.Bir tanesi dışında tüm mahkumlar suçsuz olduklarını, haksızlığa uğrayıp hapse düştüklerini anlatıyormuş.O tek mahkum şeytana uyup bir suç işlediğini, cezasını hak ettiğini söyleyince Temel hapishane yöneticilerine dönerek; - Ha pu atamu serbest bırakun, öteçi masum insanların ahlakını bozmasun!

Baban Var mudur

Temelin askerlik yaptığı bölükte bir gün Temelin arkadaşının babası ölür. Komutanları der bunu alıştıra alıştıra kim söler. Birden Temel akılarına gelmiş.Temeli çağırmışlar. Anlatmışlar durumu. Temel hemen arkadaşı cemali yanına çağırır. - Ula Cemal Senin Amcan Varmudur? - Vardur. - Dayin Varmudur? - Vardur. - Teyzen Varmudur? - Vardur. - Annen Varmudur? - Vardur. - Baban Varmudur? - Vardur. - Nah Vardur!

Danışman

Amerika'da,evlilik ve seks danışmanları vardır.. İşler iyi gitmemeye başladı mı, boşanmak için avukatlardan önce, bu danışmanlara başvurulur, belki son bir umut için..Amerika'lı Temel ile eşi, son zamanlarda seks yasamlarının eskisi gibi olmadiığını fark etmişler.. Kalkmış danışmana gitmişler..Danışman onları uzun uzun dinlemiş..-Seks yasamınıza biraz renk katmanız gerekir demiş.. -Hep aynı pozisyon, seksi monotonlaştırır.. Hayalinizi kullanın.. Degişik şekiller deneyin!..-Nasil yani?demiş, Temel..-Meselademiş, danışman..-El arabası pozisyonunu deneyin..-O nasıl oluyor?demiş, Temel!..-Basit demiş, danisman. -Esin yüzükoyun uzanacak. Sen iki ayağını tutup kaldıracaksın. Esin elleri üzerinde kalkacak.. Bir yandan yürüyeceksiniz.. Bir yandan da... Yani tam el arabası gibi birleşip gideceksiniz.. Anladın mı?..Eve dönmüşler.. Temel seslenmiş..-Hadi bakalım.. El arabasına hazır ol!..-Tamam olurum, ama iki şartlademiş, karısı.. -Birincisi, acıtırsa hemen bırakacaksın. İkincisi.. Annemlerin evinin önünden geçmeyeceğiz!.

Titanik

Titanik battığında üç kişi kurtulur. (İngiliz,Fransız ve Temel)İngiliz sadece golf sopasını, Fransız sadece golf topunu kurtarabilmiş. Bunların canları çok sıkılmış. Fransız- "Hadi golf oynayalım"demiş. İngiliz de katılmış. Temel de çok sevinmiş:- "Ama ben nasıl oynandığını bilmiyorum"deyince ,- "Çok kolay, sopa, top ve delik lazım"demişler. İngiliz:- "Bende sopa var."Fransız: - "Bende de top var."Temel:- "Ben oynameyrum."

Beni tanıdılar

Temel ve Dursun bir bankayı soymaya karar vermişler. Bankayı soymuşlar, paralarla kaçarlarken bunların peşine polis düşmüş. Polislerden biri bağırmış bu esnada "duuur, Or...... çocuğu!". Temel Dursun'a dönmüş: - Sen kaç, beni tanıdılar!

Kerane

Temelle dursun hayatlarında ilk defa keraneye gideceklermiş. Temel dursuna - Önce birimiz girsin beğenirse öbürüde girer demiş. Dursun - Tamam demiş ve önce girmiş ve bi kaç saat sora çıkmış. Temel hemen sormuş - Nasıldı diye Dursun - Valla benim karıdan iyiydi demiş. Sıra Temele gelmiş Temel de işinin görüp çıktıktan sora Dursun sormuş - Nasıldı diye Temel:- Valla haklısın dursun senin karıdan iyiydi.

Vergi

Bizim Temel uluslararası ekonomi toplantısına katılır... Devletin topladığı vergi dağılımını tartışırlar... Konuşmacılardan biri Amerikalı, biri Avrupalı, biri de Temel.. Ortaya bir fikir atılır... -Halktan toplanan vergiler nasıl dağılım yapılacak. Amerikan vatandaşı söz alır:-Bizim Amerika'da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladığımız vergileri havaya atarız... Çizginin soluna düşen paraları halka hizmet olarak geri veririz, sağ tarafta kalan devlete kalır, yatırım yaparız... Derken Avrupalı söz alır ve:- Bizim Avrupa'da başka ama ona benzer bir uygulama yaparız... Önce yere bir daire çizeriz... Halktan toplanan vergileri havaya atarız. Dairenin dışında kalan halka hizmet olarak geri döner, dairenin içine düşenleri devlet harcamalarına kullanırız... Sıra bizim Temel'e gelir ve başlar anlatmaya:-Ula uşaklar ne güzel anlattunuz. Keşke bizda sizun çirkefluklerunuzi değil da habu çalışkanluğunuzi alsak... İnanun bizum öyle bir uygulamamız yok... Bizde daha kısa oluyi... Bi kere öyle yere çizgi çizmezuk... Bizde hükümet halktan toplar vergileri... Atar havaya. Yere düşenleri kendilerine harcama yaparlar... Havaya kalanlar halka hizmet olarak geri döner...

AIDS mi Kanser mi

Temel akciger kanseri olmus Doktorlar iki aydan daha fazla yasaman mucize olur demisler ve umitsiz oldugu icin tedaviye de son vermisler.Olecegini anlayan Temel , butun esiyle dostuyla helallesmeye karar vermis. Fakat bizim Temel gordugu herkese kendisinin AIDS hastaligina yakalandigini ve iki ay icinde olecegini anlatiyor ve helal etmerini istiyomus haklarini. Tabii bunu duyanlar Temel'e helallik veriyorlarmis ama bir yandan da elini bile son bir defa sıkıp,kucaklasmaktan kaciniyorlarmis.Temel'in en iyi arkadasi Dursun Temel'in bu yaptigini duyunca sormuş:- Yaw Temel, anladik sen Kanser oldun olecen, neden millete AIDS oldum diyon, bak herkesi bir korku sardi demis.Temel; - Yaw Tursun, oyle de oleceeezzz boyle de olecez, bari kariyi saglama alalim dedim.

Viski

Temel yolda giderken bir anlık dalgınlık sonucu karşı yönden gelen bir arabayla çarpışmış.Hemen arabadan çıkan Temel karşı aracın sürücüsünü kontrol etmiş.- Geçmiş olsun kardeş birşeyin yoktur umarım.diyerek karşı tarafın sürücüsünü teselli etmiş.Bu arada arabasının torpidosundan küçük bir şişe viski alıp diğer sürücüye uzatmış- İç kardeş rahatlarsın.demiş.Karşı aracın sürücüsü teşekkür ederek bir iki yudum almış sonra Temel'e.- Sen içmiyormusun kardeş.demiş Temel de- Ben polisler gelip rapor tuttuktan sonra içeceğim.demiş.

Tutayrum Oni

Bizim Temel gene birgün böyle yolda yürürken acayip bir şekilde çişi gelmiş. Tabi hemen oracıkta tenha bir yer bulmuş ve aleti çıkarıp başlamış işemeye. Tam o sırada oradan bir kaç bayan geçiyomuş. Temel'i gören bayanlar irkilmişler. Temel bayanlara bakarak:- "Korkmayın tutayrum oni, bişey yapmaz daa"demiş.

Borç

Hakim Temel`e sormuş:- Davacıya olan borcunu niye bir türlü ödemiyorsun?Temel sinirli sinirli cevap vermiş:- Vereceğum vermesine ama bana üç ay mühlet ver diyrum, vermiy, üç yıldır beni oyaliy!.....

Gazeteci cocuk tarafindan

Gazeteci cocuk elindeki gazetelerle bagirmaya baslamisti:- En son haber 2 Trabzon'lu gazeteci cocuk tarafindan kandirildi.O sira orada gecmekte olan Temel merak eder ve bir gazete almaya karar verir. Gazeteyi alir ama boyle bir haber yoktur. Tam gazeteci cocuga dogru giderken,-gazeteci cocuk:- En son haber 3 Trabzon'lu gazeteci cocuk tarafindan kandirildi.

Penguen

İlginç bir tesadüf sonucu bulduğu penguenin elinden tutup "Ne yapacağım bunu" diye düşünerek dolaşan Temel, İdris'le karşılaştı. - Ula Temel nedir bu ? - Bende pilmeyrum daa, ne yapacağum diye düşüneyrum. - İlahi Temel, düşünecek ne var hayvanat bahçesine götürsene. Bu fikri benimseyen Temel İdris'in yanından ayrılmıştı. Aradan bir kaç saat geçmişti ki, yine karşılaştılar ve yine Temel'in yanında penguen vardı. İdris merakla : - Uyy, hayvanat bahçesine götürmedin mi oni ? diye sorunca Temel : - Götürdüm daa, şimdi de sinemaya götüreyrum.

Akıllı temel

Temel hergün meyhaneye gidiyormuş ve her gün 3 kadeh içki içiyormuş.Garsonun dikkatini çeker ve sorar - Her gün neden 3 kadeh içki içersiniz? Temel: - Biz 3 kardeşiz diğer ikisi olmadığından onların yerinede içiyorum. Aradan zaman geçer Temel bir gün gelir ve 2 kadeh içki ister ve garson şaşırır ve sorar - Hayırdır bugün iki kadeh içiyorsunuz yoksa kardeşiniz öldümü diye sorarTemel de - Hayır ben içkiyi bıraktım der...

Bas Gaza

Tırcı Dursun'la muavin Temel, kamyonlarına altı metre yüksekliğinde mal yüklemiş giderlerken, birden bir tünel ve önünde bir uyarı işareti görürler: "Azami yükseklik 4,5 metre".Muavin Temel, etrafa dikkatlice baktıktan sonra Dursun'a döner:- Bas gaza usta! Etrafta polis molis yok...

Baba Acısı

Temel yolda giderken İdris'e rastlar. İdris'in yüzü asık morali çok bozuktur.- Hayudur İdrus ne olaki ?- Ha uşağım babamı kaybettuk acimuz büyiktir.- Amanin pederun genç idu neden ölduki ?- Sorma Temel Evin palkonina çıkmiş idu oradan düşti .- Uyyy yere duşti öldi ha ?- Yok Pastanenin tentesine denk geldu havalandi yay fabrikasının bahçesine duşti.- Vah yazuk bahçede mi öldi ?- Yok oradaki yaylardan zıpladi elektrik tellerine duşti .- Amanin elektrik çarpıldida mi öldi ??- Yok oradan da zıpladi baktık ölmeyi çektik vurduk oni ...

Temel'in Mektubu

Temel'in Almanya'daki oğlu Temel'e şöyle bir mektup yazar:- Babacığım sizleri çok özledim. Bana bolca para yollarsan sevinirim.Temelde bu mektuba karşılık yazar:- Uy sevgili uşağum, Allah'ın selami tabiidur. Mektubumu çok yavaş yazayrum, çünkim bilirum ki, okuman zayuftur, çabuk okuyamazsun... Benden sana sual edersen, Allahuma pin şükür iyiyum, yeni pir iş buldum. Emrimde 1500'e yakın adam var, hepsi de sessuz sedasuz, kendi hallerinde... Ne iş pulduğumu soraysan söyleyeceğum patlama, mezarluk pekçisi oldum... Geçtiğimiz hafta puraya iki defa yağmur yağdu... Piri pazartesinden perşembeye öbüri de perşembeden pazara...Bacın Emine bir uşak doğuracak, daha erkek midir kiz midir pelli değil, haçan o yüzden sağa dayi mi oldin, teyze mi oldin söyleyemeyrum... Kötü havadisler vardur... Pahriyede askerlik yapan 10 uşağu da kaybettuk. Pindikleri denizaltu pozulmus, motoru turmuş, inmiş aşağu, denizaltuyu itekleyup, motorunu çalıştırmak istemuşlar..Temel emicen de tükkan açtu, o da 30'a alduğuni 25'e verir, sürümden kazanıyormuş öyle dedu... Bizim köye findukçularun Temel'i muhtar seçtuk, akullu uşak da...Geçen gün hepimizu zelzeleye karşi aşi etturdu. Temel hem akillidur, hem de dürüsttür... Geçenlerde bir taksinin şoförü köye varmış, muhtarı arıyor, meğer yolda bir tavuk ezmiş sahibini soraymuş. Muhtar Temel tavuğa pakmiş, ha bu pizden değuldur pizum köyde yassu tavuk yoktir demiş...Senin küçüğün Ergin çok akullu uşak çıktı. Geçen gün tepeye varmış, elinde bir ip sallayıp duriy. Anan uy usağum ne edeysun orada, demiş. O da hava durumuna bakayrum demiş. Çektum oni akşam karşuma, anlat bakayum şu hava durumu işinu dedum. Anlattu, meğer ip sallanınca havanın rüzgarli olduğuni; ip islanunca da yağmur yağduğuni anlaymiş. Çok akillu uşak vesselam. Sen o yaşta böyle akillu değildun.Senin gönderdiğun resmi alduk, pir yaninda bir Alman herif pir yaninda pir Alman karisi var, ortada da sen. İyi ki resmin arkasina ortadaki penum diye yazmişsun yoksam tanımayacaktuk.Yaa işte böyle uşağum. Memleçetten sağa pol pol havadis..Yeni havadis olursa yine yazarum. Baki hüdaya emanet ol.BabanNOT: Mektupa para koyacaktim, ama salak anan Fadime mektubu kapatmiş.Parayı koyamadim.Suçu benden değil anandan bil.

Nedir Şikayetin?

Temel dava açmış ve ilk duruşmada Hakim sormuş ; - Nedir şikayetin ? - Hakim bey bu Temel fıkraları var ya,benle Fadime'yi ağızlarına dolamışlar bizi rezil ediyorlar..hepsinden davacıyım... kim fıkra diye bizi anlatıyorsa onlardan tazminat talebim olacak.. - Senin adın Temel mi ? - Evet Temel - İyi de binlerce Temel var... o fıkralar neden senin için anlatılmış olsun.. - Hakim bey,ben çok iyi biliyorum beni kastediyorlar.. Hakim karşısında duran Temel'i iyice süzdükten sonra ; - Bak ama o Temel fıkralarının çoğu belden aşağı... oysa sana bakıyorum çelimsiz ve yaşını almış bir Temel'sin... o fıkralar senden çok daha genç, güçlü kuvvetli ve çapkın bir Temel için anlatılıyor... seninle hiç ilgisi yok... bu dava düşer.. -Madem Hakim bey siz böyle takdir ediyorsunuz mesele yok... demek tevatürmüş, ben değilmişim... - Evet sen olamazsın, başka Temel'dir onlar... sana sıra gelene kadar... - İyi hoş da Hakim bey bu dava için köyden kalktım buralara kadar geldim... boş dönmeyeyim... hiç değilse o güçlü kuvvetli Temel'den sana bir fıkra anlatayım... - Anlat bakalım.. - Bizim bu iri kıyım pazulu Temel Hakim karılarına çok düşkünmüş... - Dur,dur be,ne diyorsun sen... - N'oldu Hakim bey ? - Daha ne olacak ,benim Hakim olduğumu bile bile Temel hakim karılarına meraklıymış diyorsun..ağzından çıkanı kulağın işitmiyor galiba.. - Rica ederim Hakim bey, Temel fıkrası için karısı güzel binlerce hakim var... seninkine sıra gelene kadar..

İtfaiyeci temel

Temel ile Dursun Amerika'da itfaiye teskilatina girerler, yangin ihbari alinir. Çok katli bir binada kreste yangin çikmistir. itfaiyeci merdiveni çalismaz.Temel yukari çikar. Dursun asagida kalir. Temel asagida bekleyenDursun'un kucagiina çocuklari atmaya baslar. Temel atar, Dursun tutar,kaldirima koyar.Bir çocuk, iki çocuk, üç çocuk, derken besinci zenci çocukdur.. Temel birakir, Dursun yakalamak için kollarini açmaz. Çocuk paat yerde.Tekrar at, tut kenara koy, tut at kenara koy. Temel yine zenci çocuk atar. Dursun yine tutmaz. Çocuk paat gene yerde..Dursun yukari bagirir: "Yanıkları atma! yanıkları atma!"

Kim tanıyacak

Temel derede yıkanırken, köyün çocukları hınzırlık yapıp dere kenarında bıraktığı elbiselerini alıp kaçmışlar. Dereden çıkan Temel elbiselerini bulamayınca utancından elleriyle önünü kapayarak eve doğru koşmaya başlamış. Uzaktan çırılçıplak, koşarak geldiğini gören babası seslenmiş: "Ula Temel, ula benim salak uşağım, yüzünü kapasana, oni kim tanıyacak!!!"

Düğmeler

İstanbul'un Belediye Otobüsleri malüm.Ağzına kadar kalabalık olur. Birgün Otobüs durağında insanlar sıra ile Otobüs'ün gelmesini bekliyorlardı. Birinci sırada dar etekli bir kadın,ikinci sırada ise Temel uşağı vardı. Otobüs geldi. Dar etekli kadın otobüs merdivenine ayağını attı.Ne varki eteği dar olduğu için bir türlü binemedi.Elini arkaya atıp bir düğme çözdü. Yine denedi olmadı.Bir düğme daha yine yok.Herkes bağırıp çağırırken,Temel kadını kucakladığı gibi otobüsün bir köşesine bıraktı. Otobüs hareket ettikten beş dakika sonra kadın Temel'in yanına gelerek; Kadın:- Beyfendi,sen benim kocam mısın da beni kucaklıyorsun? Temel:- Ula,Sen penim karım mısın da ki saattir penim pantalonum düğmelerini açaysun.

Temel ve Turist

Temel İstanbul boğazında tekneyle turist gezdiriyormuş. Bir gün bir Amerikalıyı almış, başlamışlar tura. Adam bir saray görüp sormus:- Bu ne kadar zamanda yapıldı?Temel:- 10 yılda demiş.Adam:- Yazık, bizde olsa 5 yılda biterdi.Derken bir cami görüp sormus:- Bu ne kadar zamanda yapıldı?Temel:- 5 yılda demiş.Adam tekrar:- Yazık, bizde olsa 2 yılda biterdi demiş.Temel sinirlenmeye başlamış. Bir tarihi yapı daha görmüşler, turist tekrar sormus, Temel:- 2 yılda demiş.Adam:- Vah vah! bizde olsa 1 yılda biterdi demiş. Derken tam o sırada Boğaz Köprüsü`nün altına gelmişler. Amerikalı köprüyü göstererek tekrar sormus:- Peki bu ne kadar zamanda yapıldı?.İyice sinirlenen Temel cevabı yapıştırmış: - Hangisi? Bu mu? Bilmem, vallaha dün burada yoktu!!!...

Tarlada

Dursun canı sıkkın bir şekilde tarladan gelen Temel'i görür ve hemen sorar: - Hayrola Temel ne oldu daa. Neye böyle öfkelu öfkelu gideysun. Temel - Hiç sorma Dursun derdum büyüktür. Dursun - Hayrola uşağum neymiş derdin?. Temel - Tarlada iken canım acayip fadimeyi çekiyur, ama eve gelince tık yok.Dursun - Uşağım o zaman Fadime sana gelsin. Temel - Nasıl olacak bu? Dursun - Al tüfeği yanına canın çekince patlat Fadime anlar koşar gelir. Temel - Hay aklınla bin yaşa emi. Tabi Temel bunu hemen uygulamaya koyar. Canı çekince hemen tüfeği patlatıveriyor Fadime yanında. Aradan bir kaç hafta geçiyor Dursun yine Temel'i tarladan gelirken görüyor. Dursun - Hayrola Temel nasıl gidiyor verdiğim taktik? Temel- Valla Dursun ilk başta çok iyidi, ama av sezonu açıldı açılalı Fadimenin yüzünü göremez oldum.

İdrar Tahlili

temel bir gün hastaneye gitmiş. bir bakmış ki köşede bir adamcağız hüngür hüngür ağlıyor. Temel sormuş: - Ula uşağum niye ağlayısun? Adam elindeki dört parmağı göstererek - Kan tahlili yaptırmaya geldim parmağımı kestilerdemiş. Bu sefer Temel ağlamaya başlamış adam sormuş - Peki sen niye ağlıyorsun?Temel de - Ula uşağum ben de buraya idrar tahlili yaptırmaya geldumdemiş!!!

Cenaze Namazı

Temel'in annesi ölmüş. Cenaze namazında bir kenarda duruyormuş. Soranlara: -Pen cenaze namazi kilmasini pilmeyrum" diyormuş. Bir müddet sonra kayınvalidesi ölmüş. Namazda Temel'i en ön sırada görenler: -Hani sen çenaze namazi pilmezdun? -Pu çenaze namazu tegil çi, payram namazu.

Emeklilik İşleri

Emeklilik işlemleri için uğraşan Temel sigortaya şahsen başvurur. Görevli kadın yaşını doğrulatmak için bir kimlik belgesi sorunca Temel ceplerini arar, tarar ve cüzdanını evde unuttuğunu fark edince durumu anlatır. Görevli kadin - Gömlek düğmelerinizi açın o zamander. Şaşıran Temel bir bir açar düğmeleri ve bembeyaz göğüs kılları ortaya çıkınca görevli kadın- Tamam bu gördüğüm yeterliyanıtıyla evrakları onaylar. Şaşkınlık içinde eve gidip emeklilik işlerini nasıl hallettiğini eşine anlatır adamcağız. Eşinden gelen yanıt bir başka olur: - Keşke pantalonunun düğmelerini açsaydın, o zaman bir de maluliyet farkı da alırdın...

Altın pisuvar

Temel Amerika'ya calismaya gitmistir. Ilk yabancilik gunlerinden sonra gece disari gezmeye cikar, bir muddet sonra bir bara girer, barda icki icer iki lak lak yapar, tuvaleti gelir ve tuvalete gider. Tam isini gorecegi pisuvara yaklasir ki, o da ne ?! Pisuvar altindan yapilmistir.. Temel dumur bir sekilde icinden gecirir : "vay be goruyon mu adamlarin tuvaletleri bile altindan" diyerek altin tuvalete işemenin zevkine vararak isini gorur ve cikar.. Neyse ertesi gece ayni bara tekrar gider, tekrar tuvaleti gelir ve tuvalete gider fakat altin pisuvar yoktur.. bi anlam veremez ama isini gorur bara gelir oturur ve barmene donerek : "ya dun gece tuvalette altin pisuvar vardi bu gece neden yok ?" diye sorar.. barmen once Temel'i bi suzer soyle, ardindan barin diger tarafinda oturan iri cusseli adama donerek: "Hey Joe, dun gece senin saksafaona işeyen adami buldum"

Tabut

Temel yolda yürürken iki tabutun arkasında metrelerce uzanan bi kalabalık görür ve merakla tabutlardan birini sırtlayan adama - Kardeş başınız sağolsun der.Adam - Sağol eşimle kayınvalidem der. Tabutları göstererek Temel - Hayırdır nasıl oldu der.Adam - Bizim köpek karıma saldırmış kayınvalidem de yardıma koşmuş fakat köpek ikisinide öldürmüş der.Temel çekinerek, - Pardon beyefendi köpeğinizi ödünç alabilir miyim?diye sorar.Adam da- Geç kuyruğun sonuna millet sırada görmüyor musun der.

1000

Bir gün Temel ile Dursun uçak ta gidiyorlarmış. Birden uçak arızalanmış ve denize düşmüs. Bunlar yüzerek bi adaya çıkmışlar. Oradaki kabile reisi - Sizi öldürmem gerek, bizim adetlerimiz böyledemiş.- Ama sizi affedicem fakat bi şartla demiş.- Şafaktan gün batımına kadar bana adadan 1000 çeşit meyve toplayıp geleceksiniz ancak öyle affederim sizi demiş. Bunlar sabah çıkmışlar akşama doğru Temel gelmiş. Reis - Olum ben sana 1000 çeşit meyve dedim sen bana 1000 tane erik getirmişsin ama seni affedebilirim bu 1000 tane eriği teker teker *ötüne sokacaksın. Temel başlamış sokmaya 1,10,100,999 derken birden gülmeye başlamışReis - Ne oldu 1 tane kalmıştı demiş.Temel - Ne yapıyım karşıdan Dursunu gördüm 1000 tane karpuzla geliyordemiş...

Peki Ağam

Köyün ağasının oğlu Temel komşu köyün ağasının kızına sevdalanır. Temel'in babası, amcaları toparlanıp komşu ağanın kızını istemeye giderler. Karşılama faslından sonra pazarlık başlar. Kızın babası aç gözlü olduğu gibi kızı vermeye de pek niyeti yoktur. İşi yokuşa sürmeye başlar: "5 inek, 1 boğa isterim."Karşı taraf kızı almaya kararlıdır. "Veririz ağam.""100 baş da koyun isterim.""Veririz ağam.""Dere boyundaki 5 tarlanızdan birini isterim." "Veririz ağam."Kızın babası iyice bastırır: "6 metre altın kordon isterim."Oğlan tarafı birbirine bakar: "Onu da veririz ağam."Kızın babası kendince son darbeyi vurur: "Damatta 30 santimlik alet isterim." deyince oğlanın babası, amcaları yerlerinde şöyle bir kımıldanıp birbirlerine bakıp kaş göz ederler. Temel'in babası derin bir nefes alıp cevabı yapıştırır: "KESTİRİRİZ BE AĞAM !"

Almanya Yolunda

Bir gün Temel ve Dursun bakmışlar Türkiye'de iş yok Almanya'ya gitmeye karar vermişler ama ceplerinde para yok... O zamanlarda Almanya'ya hayvanlar bedava gidiyolarmış, bunlarda neleri varsa satıyolar ve bir inek kostümü alıyolar. Temel öne Dursun'da arkaya geçiyor ve gümrüğe gidiyolar gümrükteki memur bunları bir test edeyim diyor ve ineğin önüne bi tomar saman getiriyor -Sen gerçek ineksen bu samanları yersin diyor. Temel mecburen yiyor ondan sonra memur bir kova su getiriyor -Eger sen gerçek ineksen bunu içersin diyor ve Temel içiyor.. Memur bu sefer bi tomar taze ot getiriyo ve ineğin önüne koyuyor Temel mecburen yiyor... Artık Temel şişiyor ve bir lokma bir şey yiyemez hale geliyor. Ama bu sırada Temel başlıyor gülmeye. Dursun merak ediyor. Soruyor -Ula Temel neden gülirsen. Temel de cevap verir -Memur bizim gerçek inek olup olmadığımızı anlamak için bir tane öküz getiriyor...

Ajan Temel

CIA Rusya'daki çok gizli bir görev için seçmece adaylarını bir imtihana tabi tuıtar. Başarılı olan adayları son bir sınav olarak sır tutma sınavına alır. Her birine bir sır verirler ve bunu söyleyip söylemeyecekleri konusunda işkenceye başlarlar. Ajanların çoğu çözülür fakat Temel ne yaparlarsa yapsın sırrı vermemektedir. En ağır işkenceleri geçtikten sonra tamam derler Temel bu işe uygun.Yalnız uykusunda konuşup konuşmadığını öğrenmek için birde odasına kamera koyalım onu izleyelim.Ve Temel'in odasına gizlice kamera koyarlar. Temel odya döner dönmez kafasını duvarlara vurmaya başlar ve bir taraftan da söylenir;-Hatırla oni..hatırla oni. Boşuboşuna işkence görüyorsun hatırla oni...

Ajan Temel

CIA Rusya'daki çok gizli bir görev için seçmece adaylarını bir imtihana tabi tuıtar. Başarılı olan adayları son bir sınav olarak sır tutma sınavına alır. Her birine bir sır verirler ve bunu söyleyip söylemeyecekleri konusunda işkenceye başlarlar. Ajanların çoğu çözülür fakat Temel ne yaparlarsa yapsın sırrı vermemektedir. En ağır işkenceleri geçtikten sonra tamam derler Temel bu işe uygun.Yalnız uykusunda konuşup konuşmadığını öğrenmek için birde odasına kamera koyalım onu izleyelim.Ve Temel'in odasına gizlice kamera koyarlar. Temel odya döner dönmez kafasını duvarlara vurmaya başlar ve bir taraftan da söylenir;-Hatırla oni..hatırla oni. Boşuboşuna işkence görüyorsun hatırla oni...

Trafik

Trafik polisi Temelin kullandığı arabayı durdurur ve: -Sizi tebrik ederim beyfendi, bu günkü kontrollerimizde emniyet kemeri takan tek sürücü sizsiniz bu yüzden size üçyüzmilyon lira ödül vereceğiz, ne yapmayi düşünüyorsunuz, demiş. Temel: -Hemen cidup bi ehliyet alacagim demis. -Ne! senin ehliyetin yok mu? demeye kalmadan yandan Fadime söze girmis: -Siz ona bakmayin memur bey içince hep boyle sapitiyi Polis iyice sinirlenmeye baslamis. Derken arkadan dursun: -Ula ben size demedimmi çalinti arabayla yola çikmayalim basimiza bi is gelir diye. Trafik polisi iyice zivanadan çikmis ve bagajdan idris atlamis: -Noldu usaklar geçtik mi siniri?

Temel ile Dursun

Temel ile Dursun iyice yaşlanmışlar neyse Dursun ölüm döşeğine düşmüş Temel Dursuna demişki -Dursun öbür dünyada futbol oynaniymi oynanmiymi bana haber et demiş. Neyse aradan 6 ay geçmiş Dursun Temel'in rüyasına girmiş temele demişki -Temel sana bir iyi bir kötü haberim var. İyi olani öbür dünyada futbol oynaniyi kötüsü ise haftaya maçımız var kaledede sensin